"Sorunlar bitmez,
Çareler tükenmez"


Medyum Recep Kaplan
İnsanların en hayırlısı
İnsanlara en çok faydalı olandır.
Hadis-i Şerif
Recep Kaplan, ''Türkiye'de İlk Vergi Mükellefi'' olan Medyum'dur
Ümitsizseniz Ümit Sizsiniz

Behcet Necatigil
Bizim kudretimizin ulaştığı yerlere onların hayalleri bile ulaşamaz.
Fatih Sultan Mehmed
"İnsan Yenilince değil; Pes edince Kaybeder"
Medyum Recep Kaplan
İmkansız olan nedir bilirmisiniz?
Ben yapamam dediğiniz herşey.
Medyum Recep Kaplan

Mail Adresimiz recepkaplan@recepkaplan.net

YENİLENİYORUZ.....

Lütfen Websitemizde gördüğünüz eksiklerimizi bize bildiriniz...

Türkiye'nin En Kapsamlı Gizli İlimler Sitesi... Çok Yakında Sizlerle...

Dünyaca Ünlü Medyum Recep Kaplan Köşe Yazılarıyla Çok Yakında Sizlerle...

Türkiye'nin En Çok Ziyaret Edilen Medyum'luk Sitesi... Yeni Yüzüyle Çok Yakında Yayında...

Web sitemiz Yenileniyor... Çok Yakında Aktif Olarak Yayındayız....

Galeri Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor...

Rüyalar ve Rüya Tabirleri Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor...

İsimler Sözlüğü ve İsimname Bölümümüzde Çalışmalar Devam Ediyor...

Burçlar Bölümümüz Tamamlandı...

Gizli İlimler Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor.

''WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR''

Cin Musallatına Maruz Kalanlar

Sevgili okuyucularım 

Cinlerin varlığına Elhamdülillah Müslüman olmamız sebebiyle inanıyoruz çünkü Cenab-i Allah Kuran-ı Kerim'de Zariyat suresi 56. Ayette buyuruyorki "Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım" Yine Cinlerin Varlığı Kuraı Kerim'de aşağıda ayet numaralarıya belirttiğim üzere birçok ayette geçiyor. Bazı Vatandaşlarımız Cinlerin varlığına inanmadıklarını Cinlere inansalar bile Cinlerin İnsanlara musallat olamayacaklarına İnsanlara fayda yada zarar veremeyeceklerine inandıklarını dile getiriyorlar bu son derece yanlış bir düşüncedir. Eğer bir kişi Cinlerin Varlığını reddetiyorsa Haşa Kuran-ı Kerimi'i reddetmiş olur dinden çıkar kafir olur. Çünkü Kuran-ı Kerim'de varlığı açık ve net olarak belirtilen Cinleri Reddetmek Kuran-ı Kerim'i reddetmektir.

Kuran-ı Kerim'de Cinlerle ilgili Ayetler. 

Bakara (222) Sana kadınların aybaşı adetlerinden soruyorlar. De ki: "O, bir eziyettir. Onun için adet günlerinde kadınlardan çekilin ve 

temizleninceye kadar onlarla cinsel ilişkide bulunmayın. İyice temizlendikleri vakit, Allah'ın emrettiği yerden onlara varın. Allah, çok tevbe edenleride sever çok temizlenenleri de sever.

Ali İmran (14) İnsanlara, kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, cins atlar, davarlar, ekinler gibi zevklerin sevgisi, çekici hale getirildi. Fakat bunlar, dünya hayatının geçici nimetleridir. Oysa Allah, akibet güzelliği, O'nun yanındadır.

Nisa (48) Doğrusu Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Ondan başkasını ise dilediğine bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa pek büyük bir cinayeti iftira etmiş olduğunda şüphe yoktur.

Nisa (112) Kim de bir cinayet veya bir suç işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz bir iftirada bulunmuş ve açık bir günah daha yüklenmiş olur.

Maide (32) Bunun için İsrailoğullarına kitapta şunu bildirmiş idik: "Her kim bir kişiyi, bir kişi karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuğu olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur." Andolsunki, peygamberlerimiz onlara apaçık delillerle geldiler de sonra içlerinden bir çoğu, bütün bunların arkasından hala yeryüzünde bozgunculuk ve cinayette çizgiyi aşmaktadırlar.

Enam (100) Bir de tutup cinleri (gizli yaratıkları) -onları yarattığı halde- Allah'a ortak koştular. Bundan başka bir de O'na oğullar ve kızlar  saçmaladılar, ne dediklerini bildikleri yok. O'nun yüce zatı, onların vasıflamalarından münezzeh ve yücedir.

Enam (112) Böylece Biz, her peygambere insanların ve cinlerin şeytanlarını düşman etmişizdir; bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Eğer Rabbin dileseydi bunları yapmazlardı. O halde onları iftiraları ile başbaşa bırak!

Enam (128) Onların hepsini toplayıp bir araya getireceği gün: "Ey cin topluluğu, gerçekten şu insanlara çok çektirdiniz!" diyecek, insanlardan onların yardakçıları da: "Ey Rabbimiz, biz birbirimizden yararlandık ve bizim için kararlaştırdığın ecele ulaştık." diyecekler. Allah: "Sizin ikametgahınız, Allah'ın dilediği zamanlardan başka, ebedi kalmak üzere ateştir. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, herşeyi bilendir."

Enam (130) Ey cin ve insan topluluğu, size ayetlerimizi anlatan ve bu gününüzün geleceğini haber veren peygamberler gelmedi mi?" Onlar: "Ey Rabbimiz, biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." diyecekler. Dünya hayatı onları aldattı da kendi aleyhlerine kafir olduklarına şahitlik ettiler.

Araf (38) -"Girin bakalım cinlerden ve insanlardan sizden önce geçen milletlerin arasında ateşe!" der. Her millet girdikçe, kendilerine uyup 
sapıklığa düştüğü hemşiresine (dindaşına) lanet eder. Sonunda hepsi orada birbirlerine ulanırlar. Sonrakileri, öndekileri göstererek: "Ey 
Rabbimiz, işte şunlar bizi yoldan çıkardılar; onun için onlara ateşten iki katlı azap ver!" derler. Allah: "Her birinize iki katlı, fakat bilmiyorsunuz." der.

Araf (179) Andolsun ki, cin ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır, onunla gerçeği anlamazlar, gözleri vardır, 

onlarla görmezler; kulakları vardır ama onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvan gibidirler, hatta daha şaşkındırlar. İşte o gafiller ancak bunlardır.

Araf (184) Bunlar hiç düşünmediler mi ki, kendilerine söz söyleyen zatta cinnetten bir eser yoktur. O, ancak ilerideki tehlikeyi açık bir şekilde 
haber veren bir uyarıcıdır.

Tevbe (74) Allah'a, söylemediklerine dair yemin ediyorlar. Andolsun ki, o küfür sözünü söylediler, müslüman olduktan sonra yine kafirlik ettiler ve başaramadıkları cinayeti kurdular. Oysa öç almaya kalkmaları için kendilerini Allah'ın peygamberiyle, ilahı lütfundan zenginleştirmiş olmasından başka bir sebep de yoktu. Eğer tevbe ederlerse haklarında hayırlı olur, şayet yan çizerlerse Allah onları dünyada ve ahirette acı bir azaba uğratır; onların yeryüzünde ne bir kayırıcısı ne de bir yardımcısı bulunur.

Sebe (14) Sonra onun ölümüne hükmettiğimizde onlara onun ölümünü sezdiren olmadı, yalnız bir güve (böceği) dayandığı asasını yiyordu. Bu sebeple yere yıkıldığında besbelli oldu ki, eğer cinler gaybı bilselerdi, o horlayıcı azap içinde bekleyip durmazlardı. 

Sebe (41) "Seni tenzih ederiz. Sensin onlara karşı bizim sahibimiz! Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı, çoğu onlara inanmıştı!" diyeceklerdir.

Saffat(146) Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.

Saffat (158) Bir de Allah ile cinler arasında bir soy bağı uydurdular. Andolsun cinler bilirler ki onlar huzura celbedileceklerdir.

Fussilet (25) Hem onlara bir takım yanaşıklar sardırmışızdır da (tebelleş ettirmişizdir de) onlar, kendilerine önlerindekini ve arkalarındakini 
süsleyivermişlerdir. cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce geçen ümmetler içinde onların aleyhine de (azap) söz(ü) hak olmuştur; çünkü hep kendilerine yazık etmişlerdir.

Fussilet (29) Ve o küfredenler muhakkak diyecekler ki: "Ey Rabbimiz göster bize, cinlerden ve insanlardan bizi saptıranların ikisini de onları 
ayaklarımızın altına alalım, en aşağılıklardan olsunlar!"

Ahkaf (18) İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce geçen ümmetler içinde haklarında (azap) söz(ü) hak olmuş olan 
kimselerdir.Çünkü bunlar, hep hüsrana mahkum olmuşlardır.

Ahkaf (29) Bir de şu vakti anlat, hani cinlerden bir takımını Kur'an dinlemek üzere sana göndermiştik. Onu dinlemeye geldiklerinde: "Susun, 
dinleyin!" dediler. (Dinleme) bitirilince de dönüp uyarmak üzere kavimlerine gittiler.

Zariyat (56) Ben cinleri ve insanlan ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.

Rahman (31) Yarın size kalacağız (yakında hesabınızı ele alacağız) ey insan ve cin!

Rahman (33) Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin çevresinden aşıp geçmeye gücünüz yeterse geçin gidin, (ama) bir güce sahip olmadan geçemezsiniz;

Rahman (39) O gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz;

Rahman (56) O cennetlerde önlerine bakan öyle dilberler var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmamıştır;

Rahman (74) Onlardan önce onlara insan ve cin dokunmamıştır;

Cin (5) Doğrusu biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız.

Cin (6) Doğrusu insanlardan bazı erkekler cinlerden bazı erkeklere sığınırlardı da onların istilalarını artırıyorlardı.

Nas (6) Gerek cinlerden, gerekse insanlardan (olsun).

Sevgili Okuyucularım 

İman etmeyen cinler insanlarla içiçe yaşadıklarından birçok kimsenin ne durumda olduklarını bilirler ve cinler kendi aralarında birçok insan ile ilgili konuşmalar yaparlar. İnsanların manevi olarak hassaslaştığı, sıkıntılı olduğu dönemlerde, ekseriyetle kalplerine ve beyinlerine hükmederek bilhassa vesvese yolu ile sıkıntı verirler, yanlış yollara sevk etmek için yönlendirirler. İnsanları, imanlarından uzak tutabilmek için ellerinden ne geliyorsa yaparlar. Kimi insana vesvese ile, kimisine görünmek sureti ile kendilerini hissettirirler. Yılan, akrep, kedi, köpek ve deve halinde görünürler. Cinler değişik şekil ve suretlere girebildiklerinden dolayı, herhangi bir insan sureti ile de gözükebilir. İnsanlara musallat döneminde ekseriyette geçmişi hatırlatırlar. Cinlerin musallat olması ise bu şekilde başlar. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: "Cinlerin ve insanların nazarından Allaha sığınırım." Yine bir hadis-i şerifinde "Şeytan yani şeytan cinler adem oğlunun damarlarında kanının dolaştığı gibi dolaşır" demektedir. Cinler ekseriyette rahatsız ettiği insanların gözlerine bir takım hayali görüntüler verirler.

Cinler genellikle tek başına kalan ve bünyesi uygun olan, vücudunda açık menfez bulunan insanları korkuturlar. İnsanlara ürperti, vesvese, heyecan, asabiyet, telaş gibi hisler verirler. Asr-ı saadette cinler maddi olarak da saldırı yapabiliyordu. Hz. Ali (r.a.) Celcelutiye'de kendine hüddam olan ifritler vasıtasıyla, namaz kılarken kafir cinlerin veya düşmanlarının taarruzundan korunuyordu. Veya Hz. Peygamber, beyt-ül mal'dan hırsızlık yapan bir cini direğe bağlıyordu. Günümüzde böyle maddi görüntü ile karşımıza çıkmıyorlar. Asr-ı saadette meydana gelen hadiseleri ve rivayetleri iyi anlamalı, iyi tabir etmeliyiz. Yoksa bir çok konuda yanılabilir, hatalı bilgilere sahip oluruz.

Olayın meydana gelişi ile şahıslar arasında iyi bir irtibat kurmalıyız. Hadiselerin hikmetini ve mahiyetini iyi kavramalıyız. Hangi söz, nerede, hangi olay neticesinde söylenmiş, bunu idrak etmeliyiz. Cinler, insanları korkutmayı, vesvese ve şüpheye düşürmeyi, aciz ve çaresiz bırakmayı severler, kendilerine yalvarılmasından hoşlanırlar. Halef, selef meselesi bu konuda tesirli bir sebeptir. Yani, insan yaratılmadan evvel yeryüzünde cinlerin hakimiyeti vardı. Mantık, muhakeme, iz'andan uzak cin toplulukları yeryüzünü fesat ve savaşa boğdular. Sonra üzerlerine halife olarak insan geldi. Kafir cinler insanlara rahatsızlık verirken bu zarar insanın bünyesine, yapısına göre değişir. Yoksa cinler, her insana gidip zarar veremez.

Cin, insana tasallut edince, onu korku, ürperti hisleriyle sefahat ve kötü alışkanlıklara sevk eder. Yani, sıkıntı ve korku, endişe ve ürperti ile insan ibadeti terk eder; içkiye, kötü alışkanlıklara, intihar etme duygusuna müptela olur. Böyle bir cin tasallutuna maruz kalan kişiler, eğer iyi niyetli, ihlaslı ve Metafizik aleme kabiliyeti olan kişilere rast gelirse, Allah'ın (c.c.) İzniyle şifa bulabilir. Sadece dindar olmak yeterli değildir; bazı medyumluk kabiliyetlerinin de olması gerekir. Bu olayların hepsi ilmidir. Bu bakımdan maddi menfaat için bu işi yapmayan ilim ehlinden yardım alınabilir. Ayrıca İlmi Ledün, Havvas ve Enced ilminde ehil kimseler vasıtasıyla cinlerin tasallutuna uğramış insanlara yardımcı olabilir.Ben Yedi yaşında Cinlerin bana Musallat olması sebebiyle kendimdeki normal üstü güç ve yeteneklerimin farkına vardım ve Yedi yaşımdan bu güne kadar bu konularla ilgili araştırma ve çalışmalar yapıyorum. Fakat bende diğer Cin musallatına maruz kalan insanlardan farklı olarak Cinler bana musallat oldular fakat etkileri altına alamadılar Ben Recep Kaplan olarak Cinni varlıkları etkim altına alarak onları emrim altına aldım ve Cin musallatına maruz kalan kişileri bu musibetten kurtulmaları yönünde çok başarılı çalışmalar yapmayı öğrendim.

Cinin zararsız hale getirilmesi mümkün müdür?

Bazı Medyumlar ömürlerinde Cin görmedikleri halde Benim şu kadar cinim var ben cinlerle evliyim cinlerden çocuklarım var gibi saçma sapan açıklamalarda bulunuyorlar. Cinlerle cinsel ilişki kurmak onlardan çocuk sahibi olmak mümkün değildir. Varsayalım Hayal aleminde Cinlerle Cinsel ilişki kurduklarını kabul edelim. Ama bu ilişkiden Çocuk olması mümkün değildir. Bir örnek vermem gerekirse Özür dileyerek yazıyorum günümüzde insanlar hayvanlarla hayvanlar insanlarla cinsel ilişkiye giriyorlar ama bu ilişkilerin hiç birinde Çocuk olmuyor insanlarda hayvanlarda topraktan yaradıuldıkları halde çok olmamasına rağmen İnsanlar Topraktan Cinler "Dumansız ve alevsiz kor ateşten" yaradıldıkları halde nasıl çocuk doğuyor sizlerin takdirine bırakıyorum. Cinlerden kurtulmak mümkünmüdür diye soracak olursanız Evet mümkündür.Çünkü İnsan yaradılanların en mükemmelidir.İnsan, yaradılanların en şereflisi, en faziletlisi! (İsra 70) Kur?an-ı Kerim de ilk hitap ?Ya Eyyühe?n-Nas?  ?Ey İnsanlar?dır. (Bakara 21) diye Başlamaktadır. İnsan Yaradılış şekliyle  Meleklerdende Şeytandan ve Cinlerden daha üstündür. Hiç bir zaman Cinler insanlardan üstün olmamışlardır. Neml  Suresinde geçen bu olay İnsanın Cinlerden üstün olduğunun bir başka isbatıdır. Neml 38 - (Sonra Süleyman müşavirlerine) dedi ki: "Ey ulular! Onlar teslimiyet gösterip bana gelmeden önce, hanginiz o Melike'nin tahtını bana getirebilir?" Neml 39 - Cinlerden bir ifrit, "Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Gerçekten bu işe gücüm ve güvenim var." dedi.
Neml 40 - Kitaptan ilmi olan kimse ise, "Gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getiririm" dedi. (Süleyman) onu (Melike'nin tahtını) yanıbaşına yerleşivermiş görünce, "Bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; nankörlük edene gelince, o bilsin ki Rabbim müstağnidir, çok kerem sahibidir." Özelliklede Neml suresi 40. ayettende anlaşılacağı üzere saba melikesinin tahtını Sülayeman (a.s) huzuruna getiren Cin değil İnsandır.
Tüm bu Ayetlerdende anlaşılacağı üzere İnsanlar Cinlerden üstündür ve gerçek anlamda Cinlere hükmeden bir kişi İnsanları Cin musallatından kurtarabilir. Ama bazı sahtekar medyumların yok cin çıkartıyoruz yok cin yakıyoruz diye kendisine müracaat eden kişilere saçma sapan seanslar uygulamalarının gerçekle bir alakası yoktur.

Bu konuda çok detaylı bilgi almak için Medyum Recep Kaplan'a Müracaat edebilirsiniz.


Seçme Hadisler ve Sözler
İnsan, büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan içindeki o ilmi

okuyabilsin. Bu perdeler ve karanlıklar; bu dünyadaki türlü türlü meşguliyetler, insanın dünya işlerinde aldığı çeşitli tedbirler ve gönlün sonsuz arzularıdır.
Mevlana
Her An'ımız Bir Dua
Ey Rabbimiz! Bizi dalaletten, bid?atlardan, belalardan, kötülüğe sevk eden nefsin şerrinden koru. Bizi bir an olsun nefsimizle baş başa bırakma.
Recep Kaplan İletişim
Ofis Adresi:
Uğur Mumcu Caddesi No: 77/10
G.O.P / Çankaya / Ankara / Türkiye
0 312 447 45 45 (pbx)