"Sorunlar bitmez,
Çareler tükenmez"


Medyum Recep Kaplan
İnsanların en hayırlısı
İnsanlara en çok faydalı olandır.
Hadis-i Şerif
Recep Kaplan, ''Türkiye'de İlk Vergi Mükellefi'' olan Medyum'dur
Ümitsizseniz Ümit Sizsiniz

Behcet Necatigil
Bizim kudretimizin ulaştığı yerlere onların hayalleri bile ulaşamaz.
Fatih Sultan Mehmed
"İnsan Yenilince değil; Pes edince Kaybeder"
Medyum Recep Kaplan
İmkansız olan nedir bilirmisiniz?
Ben yapamam dediğiniz herşey.
Medyum Recep Kaplan

Mail Adresimiz recepkaplan@recepkaplan.net

YENİLENİYORUZ.....

Lütfen Websitemizde gördüğünüz eksiklerimizi bize bildiriniz...

Türkiye'nin En Kapsamlı Gizli İlimler Sitesi... Çok Yakında Sizlerle...

Dünyaca Ünlü Medyum Recep Kaplan Köşe Yazılarıyla Çok Yakında Sizlerle...

Türkiye'nin En Çok Ziyaret Edilen Medyum'luk Sitesi... Yeni Yüzüyle Çok Yakında Yayında...

Web sitemiz Yenileniyor... Çok Yakında Aktif Olarak Yayındayız....

Galeri Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor...

Rüyalar ve Rüya Tabirleri Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor...

İsimler Sözlüğü ve İsimname Bölümümüzde Çalışmalar Devam Ediyor...

Burçlar Bölümümüz Tamamlandı...

Gizli İlimler Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor.

''WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR''

Korkuları, Fobileri, Takıntıları Olanlar

Korku'dan fobi'ye 

Her canlı, birey olarak varlığını tehdit eden ya da tehdit riski taşıyan varlık ve durumlardan içgüdüsel olarak kaçınır. İnsan bilincinde bu kaçınma, korku olarak algılanmaktadır. Korku bu haliyle, kişinin varlığını, yaşamını sürdürmesine hizmet eden savunma sistemlerinin bir ön-uyarı mekanizmasıdır ve yaşamın sürdürülebilmesi için gereklidir.
Örneğin, her insan şu ya da bu ölçüde köpekten korkar. Hafif ya da ağır, hatta ölüme neden olabilecek bir tehlike kaynağı olabilecek köpekten korkmak, olağandır ve gereklidir. Bir köpekten gelebilecek tehlike için gereken önlemleri alarak bu korkunun üstesinden gelebilmek, böylece bir köpekle fiziksel ya da duygusal temas kurabilmek düzeyinde tutulabilen köpek korkusu, hastalıklı bir durum olarak kabul edilemez. Çünkü bu haliyle, kişinin kontrolünden çıkmış, onun istencine hükmeden, sonuçta günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyen bir duygu-durum değildir.
Korkunun, "kontrolden çıkması", yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan bir ön-uyarı sistemiyle uyum sağlanamaması anlamındadır. Kişi, o korkunun, onu kaçınmaya zorladığı durumlardan kaçınmayı sağlayamaz ya da bu kaçınma, onu duygusal olarak rahatlatmaz. Yine endişe ve korku içindedir ve bu anksiyete onun günlük yaşamını istediği tarzda sürdürmesine olanak vermez. Onun, sanki kendi dışında işleyen bir mekanizma gibi, kendi istencine hükmeden bir dış güç gibi işlev görür. Bu haliyle, yaşama hizmet eden korku, yaşama karşı olan fobiye dönüşür.

Korku olmayandan fobi'ye 

Belirli bir varlığa ve duruma bağlanamayan fobiler de vardır. Her şeyden önce, bireyin varlığını tehdit eden pek çok dış unsur olduğuna göre, pek çok korku ve fobi de vardır. Ancak kişinin varlığını tehdit eden dış unsurlar bazen, belirli bir varlık ya da duruma bağlı olmazlar. Kişinin, genel anlamda kendi varlığını tehdit altında algılaması durumunda, onun bilinç altına yansıyan, bu tanımlanmamış, bir nesne ya da durumla ilişkilendirilememiş, belirsiz anksiyete, kişinin bilinç altında işleyen bir mekanizmayla tanımlanabilir bir korku haline dönüştürülür. Korku haline dönüştüğü anda da, genel bir anksiyete olması sonucu, fobiye dönüşür.

Fobilerin genel özellikleri 

Fobi toplumda sık görülen bir anksiyete bozukluğudur. Fobisi olan insanlar ?fobik? diye adlandırılırlar. Yapılan araştırmalar toplumda %10 oranında fobi tespit etse de tahminen bu değer %25 dolaylarındadır. Fobiler halk arasında hastalıktan ziyade huy ya da kişilik özelliği olarak düşünüldüğünden tedaviye başvuranların sayısı azdır. Araştırmalarda fobi sıklığının beklenenden düşük çıkmasının en önemli nedeni budur. Kadınlarda erkeklere oranla iki buçuk kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır.
Fobinin nedenleri konusunda farklı ekollerin farklı açıklamaları vardır. Freud, fobiyi bilinçaltı çatışmaları olarak tanımlar. Watson'a göre ise fobi, şartlı reflekse dayanır.

Fobi belirtileri 

Korku yaratan obje, durum ya da aktivite ile karşılaşıldığında anksiyete belirtileri ortaya çıkar. Panik atakta görülen belirtilerin hemen hepsi fobik durumla karşılaşıldığında ortaya çıkabilir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır:
Çarpıntı
Yüz kızarması
Yüzde kaşınma ve yanma hissi
Titreme
Terleme
Bulanık görme
Nefes darlığı
Ağız kuruluğu
Yutkunma güçlüğü
Mide bulantısı
Bilinç kaybı
Ani tansiyon düşüşü
Bayılma vb.

Tedavi

Fobilerin tedavisinde ilaç ve psikoterapi birlikte uygulanır. İlaç tedavisi çoğu kez yeterli değildir ve antidepresan ilaçlar kullanılır.
Fobilerin tedavisinde en sık başvurulan yöntem, kişinin korkusuyla yüzleşmesinin sağlanmasıdır. Kişinin, anksiyete yaratan varlık ya da durumun üstüne giderek anksiyeteyi nasıl yaşadığını ve onunla nasıl başa çıkabileceğini öğrenmesi istenir. Anti depresan ilaçlar hasta üzerinde ciddi sıkıntılara sebep olabiliyor. Burada yukarıda bahsedilen konulardan yola çıkarak bu tür rahatsızlıkların daha kolay ve ağır anti depresan ilaçlar kullanılmadanda atlatabileceğine inanıyorum. Bugüne kadar bu konularda bana müracaat eden kişilere Cenab-i Allah'ın izniyle yardımcı oldum. Mesela Uçağa binme fobisi olan yaşlı bir teyzeye yardımcı olup Hac'ca gitmesine vesile olmuştum. Teyze Cenab-i Allah senden razı olsun inşaallah sana ve ailenede Hacca gitmek nasip olur diye dua etmişti. O teyzenin dualarıyla bana ve ailemede kutsal topraklara gitmek nasip oldu çok şükür.

Takıntılı Kişilikler.

Takıntılı kişilik özeliklerini taşıyan kişiler; hem kendi üzerlerinde hem de çevrelerinde denetimi sağlamak üzere önlemler alınır.
Yaklaşımlarında ölçülüdürler.
İlişkilerde ihtiyatlı,düşünceleri mantıklıdır. Bu özeliklerinde aşırıya kaçarlarsa sert görünüşlü ve bilgiçlik taslayan kişiler olur.
Duygular ve sezgiler yerine, nedensellik ve mantıksal olma üzerine dururlar. Nesnel olmak için ellerinden geleni yaparlar.
Taşkınlık yapmaktan kaçınırlar.
İlişkilerde ölçülü ve duygusal olarak mesafeli görünürler, aynı zamanda dengeli, güvenilirlik ve dürüstlük niteliklerine sahiptirler.
İlişkilerinde kendilerini tutma duygularını frenlemelerine ek olarak çevrelerinde egemenlik kurmayı severler.
Takıntılı, saplantılı kişiler için her şeyin bir yeri vardır. Her şey yerli yerinde olmalıdır.
Temizliğe düşkün ve düzenlidirler.
Her şeyi tam zamanda yapan dakik kişilerdir.
Çevresindeki kişilerin ve ilişkilerin önceden belirlendiği gibi davranmasını, daha çok kendi istekleri doğrultusunda davranmasını isterler.
Takıntılı insanların düşünce ve davranışlarına karşı gelindiğinde, şaşırtıcı, dikkafalı ve inatçı olabilirler.
Doğruluğa ve dürüstlüğe çok önem verirler.
Mülkiyet hukuku duyguları çok güçlüdür.
Çok tutumlu davranırlar ve sahip oldukları şeyleri çok zor paylaşırlar.
Bir kişide takıntılı, saplantılı kişilik özelikleri olmazsa, anormal bir durumun olduğunu gösteremez. Tam tersine bu niteliklere sahip olmak kişiler çok şey kazandırabileceği gibi, toplumların verimliliklerini önemli ölçüde obsesyonel üyelerine borçludurlar. Bu özellikler aşırıya kaçarsa denge bozulur, sorunlar yaşamaya başlar.

Takıntılar ve saplantıları olan kişilerde yaygın olan davranış biçimi

Takıntıları, saplantıları olan kişiler düşünce veya eylemle bunlar etkisiz hale getirilme çalışırlar.
Örnek: Tüp gazı kapatıp kapatmadığı ile ilgili takıntıları olan bir kişi, tüpü kapattığına ilişkin güvence duymak için tüpü tekrar tekrar kontrol eder. Bu takıntılı düşüncelerini etkisizleştirmeye çalışır.
Örnek: Tekrarlayan davranışları olan bir kişi(sürekli el yıkayan, sıraya koyan) ya da zihinsel eylemleri olan (dua etmek, sayı saymak, çeşitli kelimeleri aklında geçirmek gibi.) Bu tarz davranışların anlamı huzursuzluk ve gerginliği azaltmak, sıkıntıdan kurtarmaktır. Kişi bu davranışları doğrultusunda haz almaz, doyum sağlamaz.
Örnek: Küfür etme takıntısı olan kişi düşünmek istemediği sövme işinden kurtulmak için 100 kez 10?dan 100?e kadar sayı saya bilir.
Takıntılı ve saplantılı kişiler, neden yaptıklarını bilmeden kendilerinin yarattığı ayrıntılı kurallara göre katı bir biçimde uyulan ya da basma kalıp olan bir takım eylem ve davranışları yerine getirirler.
En sık gördüğümüz davranışlar yıkama, temizleme, sayma, kontrol etme, sıraya koymadır. Kişiler davranışlarının mantıklı olup olmadığı konusunda kararsızlık içindedir. Kişi takıntı ve saplantılarının mantıksız olduğunu kabul ettiği zamanlarda bunlara karşı koymak için çaba gösterir. Ancak kişi gösterdiği bu çaba sırasında sıkıntısı artıp, istemediği davranışları yapmasına yol açar.
Obsesyonlara örnekler (saplantı ve takıntılara örnekler)
Birsini yaralama ya da birisine zara verme dürtüsü.
Geçmişteki bir yaşantıyla ilişkili olarak birisine karşı yoğun öfke duymayla ilgili düşünceler.
Sevdiği birinin başına bir kaza geleceği düşüncesi.
Birisine açık saçık şeyler söyleme yada sövme dürtüsü.
Yakın arkadaşının yada ailesinden birinin yaralanacağı, öleceği düşüncesi
Cinsel şiddet eylemleri düşüncesi.
Sağlığıyla ilgili olarak bir şeylerin yolunda gitmediği düşüncesi.
Birisine fizikse ya da sözlü olarak saldırıda bulunma dürtüsü.
Çocuklarının başına bir şey geleceği, özellikle kaza geçirecekleri düşüncesi.
Karısının zarar görmüş olup olmadığı düşüncesi.
Birisine bağırıp çağırma dürtüsü.
Çocuklarına zarar verme ya da onlara karşı şiddet kullanma dürtüsü.
Araba kullanırken arabaya çarpa dürtüsü.
Birisine saldırma ve şiddetle cezalandırma dürtüsü.(örnek: çocuğunu otobüsten dışarı atma)
İnsanlara kaba saba şeyler söyleme dürtüsü.
Olası kazaları ya da aksilikleri düşünme(genellikle bir geziye çıkmak üzereyken)
Kalabalıkta bir kişiyi itme dürtüsü.(örnek: kuyrukta beklerken)
Belirli birtakım kişilere saldırma dürtüsü.
Uygunsuz bir takım şeyler söyleme dürtüsü.
Tanıdık ve bildik olan ya da olmayan çekici kadınlara karşı duyulan cinsel dürtü.
Birisinin yeryüzünden yok olmasını isteme dürtüsü.
?olağandışı? cinsel eylemlerde bulunma düşüncesi.
Utanç duyduğu, küçük düştüğü, rezil olduğu geçmişteki yaşantılarını düşünme.
Birisine saldırıda bulunma ve öldürme dürtüsü.
Bir bankayı soyma gibi çok sıra dışı bir olay gerçekleştirmiş olabileceği düşüncesi.
Binanın tepesinden atlama dürtüsü
Eşine acı verecek belirli bir takım cinsel eylemlerde bulunma dürtüsü.
Trenin yaklaştığı bir sırada demir yoluna atlama dürtüsü.
Sevdiği birine fiziksel olarak zarar verme düşüncesi.
Bunların  dışında Marka giyinme takıntısı olanlar, her zaman aynı lokantada aynı masada oturma takıntısı olanlar, gittiği her ortamda aşırı dikkat çektiği ve tüm gözlerin üzerinde olduğu takıntısına sahip olanlar, Giydiği kıyafetin, kullandığı cep telefonu, çakmak,saat,kalem,tesbih,araba gibi eşyalarının herkes tarafından izlendiğinin incelediğini takıntı yapanlar, Mesela önemli bir kişilik özelliklede kendisine istihbaratçı görüntüsü veren kişiler yada sürekli olarak istihbarat servislerince izlendiğini takıntı yapanlar. Cinsel güç olarak aşırı güçlü olduğu yada çok yetersiz olduğu takıntısına sahip olanlar, Eşinin sürekli kendisini aldattığını takıntı yapanlar, Eşini cinsel olarak tatmin edemediğini yada eşine fazla geldiğini takıntı yapanlar, Sevgili ziyaretcilerim Bu güne kadar bana bu konuda binlerce hatta onbinler kişi müracaat etti ama benim gördüğüm en önemli takıntılardan biride gerçekte oldukça sağlıklı olduğu hiçbir takıntısı olmadığı halde öyle görünen veya görünmeye çalışan kişilerdi. Mesela kendisine bir şey söylediğiniz ve sakın kimseye söyleme dediğiniz bir şeyi Ben asla yalan söylemem diyerek ulorta söylemesi gibi gerçekte çok yalancı olan kişi büyük tehlike doğuracağını bile bile dürüst görünme adına büyük yalanlar söylemesiydi. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama en sevindirici olanı Çok şükür bu rahatsızlıkların kesin çözümü olması. Çünkü Hiçbir hastalığı Cenab-i Allah şifasız yaratmamış.

Seçme Hadisler ve Sözler
En hayırlı nesil benim zamanımdaki sahabelerimdir. Ondan sonra onlara yakın olanlar, ondan sonra da onlara yakın olanlardır. (Buhari, Rikak, 7; Eyman, 10; Tirmizi, Fiten, 45)
Her An'ımız Bir Dua
Ey Rabbimiz! Nefislerimize zulmettik, sana isyan ettik, eğer bizi bağışlamaz, bize acımazsan dünyada da ahirette de kaybedenlerden oluruz. Bizi hüsrana uğrayanlardan eyleme. Şeytanın kalbimize girip saptırmasına fırsat verme.
Recep Kaplan İletişim
Ofis Adresi:
Uğur Mumcu Caddesi No: 77/10
G.O.P / Çankaya / Ankara / Türkiye
0 312 447 45 45 (pbx)